Gülümseyen Bir Marmaris
 Gülümseyen bir Marmaris için Acar Ünlü





FATMA GEBEŞ ÇİMEN

FATMA GEBEŞ ÇİMEN
ftgcimen@mynet.com
Tarihsel Gelişimin İçinde Marmaris’te Kadın
22/09/2018

      
 marmaris manzara       

      Marmaris kadınları şimdiki gibi rahat ve refah bir hayat yaşamadılar. Tıpkı Türkiye’nin diğer yerlerinde yaşayan hemcinsleri gibi. Ülkelerin geçirdiği tüm zorluklar, savaşlar, kıtlık ve hatta açlık en çok kadınlar üzerinden anlatılırsa anlam kazanır. Kendisi yemeyen yediren, kendisi giymeyip giydiren kadınlardır. Bitmek bilmeyen savaşların yaşandığı dönemlerde Balkan Savaşlarında, Yemen’in ardından gelen Birinci Dünya Savaşında pek çok cephede eşlerini, evlatlarını kaybeden Marmaris’li kadınlar, zorlu bir yaşam savaşına girdiler. Kale’de ölen yaşlı bir amcanın cenazesini kaldıracak genç erkek bulunamayınca naaşını kadınlar omuzlarında Eski Cami’ye getirip namazını kılıp gömmüşlerdi. Bu dönemde kadınlar bağ bahçe işine bakarak evlatlarına bakıyorlardı. Bazı yürekli kadınlar sandıklarından çıkardıkları oyaları, gömlekleri, örtüleri vs yanlarına alıp şimdiki Aksaz yolundan yürüyerek Dalaman’a giderler;  mısır, buğday ve tereyağı ile takas ederlerdi. Kadınlar bu yolculuklarda köylerde edindikleri dostlarında geceler, sabah ezanıyla dönüşe geçerlerdi. Bu dönüşlerden birinde aniden başlayan yağmurda bir ağacın altına saklanan kadın yıldırım düşmesi sonucu hayatını kaybetti. Yanında bulunan eltisi Boyacıların Nefise ve diğer kadınlar yanında bir kişiyi bırakıp Marmaris’e döndüler. Kefen yapmak için beyaz patiska bulamayan Nefise, yorgan çarşafını söktü ve geri dönüp eltisini Marmaris’e getirdi.

      Marmaris’te kadınlar yaşam mücadelesinde her zaman erkeklerle omuz omuzaydılar. Esnaf eşleri her işin arkasındaki görünmez kahramandılar. Kahveci eşleri kahve kavurup, el değirmeninde çekerlerdi. Limonata yaparlardı. Fırıncı eşleri gece yarısı ekmek mayalar, fırını temizlerlerdi.

      sandalet diken marmarisli kadın       Kendisi esnaflık yapan kadınlarımız vardı. Marmaris’in ilk kadın esnafı Aliye Ayyıldız’dı. Rodos’tan getirdiği gelinlik kumaşlardan, kumaş ve terziye giden kızların malzemelerine kadar geniş bir yelpazede evinden satış yapardı. Yıllar sonra Pazar kurulup Aydın’dan Muğla’dan manifaturacılar gelmeye başlayıp işi düşünce senelerce veresiyeye katlanan Aliye teyze sinirlenip elindeki kumaşları dut ağacına astı. .Günlerce o kumaşların dalda sallandığı anlatılır. Bunun üzerine halk bir mani söyledi:

“Yaymanacılar yayıldı
Aliye Teyze  bayıldı.”

      Pazara gelenler mallarını yere serdikleri için halk pazarcılara yaymanacı derdi. Daha sonra Nuriye Ayyıldız, Muzaffer Yüzak, Gülhanım Yüzak ticaret yaptılar. Dokuzun Fatma ki Ondüleci Fatma namıyla bilinir, kadınların saçlarına ondüle yapar, badem zamanı at sırtında Datça’ya gider oradaki kadınların da saçlarını yapardı. Han işleten, ipekböcekçiliği yapan, ipek dokuyan, terzilik yapan eli öpülecek onlarca kadınımız vardı. Porselen ya da çinko kaplarda yoğurt yapıp satan kadınlarımızdan çok yoğurt, süt aldım. Genelde bu tarz işleri çocuklara yaptırırlardı. Dökmeden getirirdim herhalde ki nedense hep ben giderdim. 

      Sünger dalgıçlığında eşlerini, evlatlarını kaybeden kadınlar mücadelelerine devam ederken ağlayarak süngerlerin böceklerini temizleme işini de yaptılar. Evlerde suyun olmadığı zamanlarda Ilıca ‘ya çamaşıra giden kadınların hikayeleri hala anlatılır. Aynı kadınlar akşam erkekler çekilince içme suyu almak için Çeşme meydanında ki Pınara gelirler hem sohbet ederler hem de evlerine içme suyu götürürlerdi.

      marmariste düğün       Kadın düğünlerini  udunu çalarak kardeşiyle beraber yapan Zela teyze renklerimizden biriydi .Yedi gün süren Marmaris düğünleri kadınların en sevdiği etkinliklerdi. Sandalda kürek çekerek deniz sefası yapan kadınların tanığıyım. Gelin süsleyen, meneviş akmasına öz karıştırarak sakız yapan Akkadın Bedir ölünceye kadar özürlü evladına da baktı. Şeker yapan, yorgan diken hatta sonraki yıllarda eşiyle sandalet diken kadınları gördük.

      Doktorun olmadığı yıllarda sertifikasını alıp ebelik yapan Aliye ebemiz uzun yıllar nerdeyse Marmaris’in tamamının ebesiydi. İlk çocuğunu doğuran genç anneleri yalnız bırakmaz bazen onların evinde yatarak sağlıklarından emin olurdu. Kimsesizlerin ebesiydi. Ölümünden sonra konulan mezar taşı anlamlıdır.

“Kimsesizler ebesiydi
Göçtü eyvah Aliye
Mekanı hem cennet olsun
Hem makamı Aliyye”

      Cumhuriyet’in ilanından sonra okulların açılmasıyla kız çocukları da en azından ilkokula gittiler. Ortaokul ve lisenin açılmasıyla okur yazarlık desteklendi. Her meslek alanında kadınlarımız yetişti.
 30'lu yıllarda Marmaris'te ilkokul

      Marmaris’li kadınlar her zaman yaşamın içinde oldular. Onlara haklarını veren Mustafa Kemal’e hep minnet duydular. Ona olan saygılarını göstermek için Cumhuriyet’in Onuncu yılında konulan Atatürk büstünün etrafında gelinleri döndürürlerdi.

      Çok sıkıldıklarında ya da komik bir durumda Hıyyy!!! çekerler ve hayatla dalgalarını geçerlerdi. Turizmin başladığı 60’lı yıllardan sonra kadınları her alanda görmek mümkündü. Geçmişte çarşının içinden geçmesi ayıp olan ve kendi sokakları olan kadınlar bugün ve daha sonra da yaşamın içinde olacaklardır. Geçmişini bilmeyenler geleceklerini kuramazlar diye düşünüyorum. Hayatı sadece yemek içmek, giymek ve gezmek olarak algılamak geçmişimize yapılan bir saygısızlıktır.

      Bilinmesi gereken Türkiye’nin geçtiği bu zorlu süreçte ülkenin kurtuluşunun da kadınların gücüyle olacağıdır. Ülkenin yarısını oluşturan bir gücün dışlanması mümkün değildir. Önemli olan bilinçli ve donanımlı kadınların sayısının artması ve siyasette etkili olabilmeleridir.

      Kadınların arkasında geleneklere karşı durabilen babalar ve daha sonra eşler olmadan kadınların özellikle siyasette olamayacakları da bir gerçektir. Ayakları üzerinde duran kadınların, onları destekleyen güçlü anne babaları, evliyseler eşleri olmalıdır. Gerektiğinde evdeki işleri üstlenen bir eşe sahip olmasaydım siyasette var olamazdım. Buna rağmen erkek egemen toplumumuzda hiçte kolay olmadı işim.

      Donanımı yükselen kadın kişisel egolarından uzaklaşıp birlikte omuz omuza mücadeleyi ve dayanışmayı öğrenmeden Türkiye için bir çıkış yolu görünmüyor Kadınların hak mücadelesinin aynı zamanda bir insan hakları mücadelesi olduğu anlaşıldığı zaman kurtuluşumuz mümkün.
 marmaris kadınlar halk eğitim kursu



Paylaş | | Yorum Yaz
231 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları